12 Haziran 2012 Salı

Serzeniş

Annelik babalık ne zormuş..Üzerinde büyük bir yük,sorumluluk..Neden böyleyiz ya da neden bazı anneler böyle hissediyor?
 -Çevreyle yarış içinde hissediyor olmak mı?
 -Genetik mirasımızı en iyi şekilde korumak,kollamak,geliştirmek mi?
 -Vicdanımız mı?
-Bi kere doğurdum artık ilgileneyim ilgilenmeliyim mantığı mı?
-Annelik iç güdülerimiz mi?
-Hepsi ortaya karışık duygular içinde olmak mı?
...............................................................................
Bu fikirler çevremdeki anne babaları gözlemlediğimde beynimde uçuşuyor adeta.Herkeste bir evladına sahip çıkma,bazen aşırı övme,uyuduğunu,kaka yaptığını,ilk mamasını anlatma telaşı.Ne kadar doğru.Anlatmalımıyız,anlatmamalı mı?Başkaları bizim çocuk,bebek hikayelerimizi anlatışımıza ne gözle bakıyor acaba?Ya da biz ne kadar dinlemekten zevk alıyoruz?Koca bir muamma.Tek bildiğim kargaya ak görünen yavrularımızın bizlerin biriciği olduğu..
  Çocuklar anne ve babaların geleceğe aktardıkları genetik mirasları..O yüzden galiba bu tuhaf ruh hallerimiz.Beni de girdabına alıyor bazen.Berrin sus! diyor içimdeki geveze ses.Anlatma çocuğunu.Yeter dinlemek zorunda değiller,diyor.Engel olabiliyor çoğu zaman.Başkaları izlenimleriyle,
-Aaa,ne kadar uslu,laf dinleyen bir çocuk maşallah.Ya da hep böyle hareketli mi?

Çevre öyle bir baskı ki üzerimizde.Hareketlerimizi hep uydurmaya çalıştığımız,elalem ne der diye düşündüğümüz,o baskıcı,katı kuralları olan değişik iplerden hazırlanmış bir desen gibi karışık ruh halleriyle dolu çevre..
Bu soruyu sorun kendinize..Bu sıkıntımız, bu gayemiz,bu evlatlarımıza olan düşkünlüğümüz,aşırı kaygılarımız neden?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

yorumlarınız benim için çok değerli.