11 Haziran 2012 Pazartesi

Piaget'e göre zihinsel gelişim dönemleri ve özellikleri

Piaget zihinsel gelişim aşamalarını dört dönemde incelemiştir. Bunlar:
1. Duyusal(sensori)-motor(duyu-hareket) dönemi(0-2 yaş)
2. İşlemöncesi dönem (2-7 yaş)
3. (7-11 yaş)
4. Soyut işlemler dönemi (11-18 yaş)

Duyusal(Sensori)-Motor Dönemi(0-2 yaş): Bu dönem sırasında bebek yakın çevresinde bulunan çeşitli uyarıcıları kendince algılar. Birçok hareketi önce refleksif düzeyinde, sonra rastlantısal olarak daha sonra ise istemli (amaçlara) doğru tepkiler ortayaçıkar. Bebek 6 aylık oluncaya kadar eline geçen topunya da emziğin onbeş dakika önce elinde olan top ya da emzikle aynı olduğunu anlayamaz. O’nun için herşey yeni baştan olur ve duyu organlarının algıladığının dışında bir dünyanın varlığını kabul etmez.
  • Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara(6-8.aylarda) geçer: Yeni doğan bir bebeğin dudağına dokunulduğunda emmesi, avucuna konan parmağı tutması ilk bilişsel şemalarıdır ve reflekşif davranışlardır. Bebek önceleri refleks olarak çevresine gülme refleksini verirken daha sonra kendisini mutlu kılan bir olaya ya da işleme karşılık vermek için bilinçli olarak güler.
  • Ses buluşması: Bebek en basit düzeyde taklit ve öğrenme yaşantısı oluşturmaya başlar. Bebekler zaman zaman başka bebeklerin ağlamalarını duyduklarında hoş olmayan, tedirginlik verici bir durumun söz konusu olduğunu hissederek ağlamaya başlarlar. Bu durumda bebek ağlama sesi ile hoş olmaya tedirginlik verici durumarasında bağ kurmuştur. Buna “ses buluşması” denir.
  • Nesnelerin sürekliliği(devamlılığı) kazanılır: Bir nesne veya kişinin görme alanının dışına çıktığında bile doğada yok olmadığının (kaybolmadığının) farkına varılması işlemidir. Bebek algılasa da algılamasa da nesnenin o anda var olduğunu anlar. 5 aylık bir bebek göznünün önündeki bir nesne kaldırıldığında, yok olduğunu böyle bir nesnenin evrende bulunmadığını düşünür. 9 aylık bir bebek ise gözünün önünden kaldırılan nesnenin var olduğunu düşünür ve onu değişik şekillerde aramaya çalışır. 9aylık bir bebek annesi mutfağa gittiğinde onun kaybolmadığını, mutfakta olduğunu anlar. Fakat 4 aylık bir bebek bu durumu anlayamaz. Not: Piaget’e göre nesne sürekliliğini kazanma,refleksten iradeli(bilinçli) davranışa geçmede ilkadımdır. Nesne sürekliliği yaklaşık 8. ayda başlayan 18. ayda tamamlanan bir özelliktir.
  • Taklit: Bir davranışı model alır, takip eder ve aynısını yapar. Ör: 6 aylık bir bebeğe yüz hareketi yapan bir anneye bebeği aynı karşılığı verir. bu da zihinsel işlevlerin henüz başladığının bir işaretidir. Böylece bebek gördüğü bir davranış ile ilgili zihinsel şema oluşturma yeteneğini kazanır.
  • : Çocuk önceleri “gördüğü” modeli taklit ederken daha sonra model ortamda olmasa da(görmese de) taklidini yapabilir. Ör: Restorantta üzerine yemek döküldüğü için telaşlanan bir kişiyi gören bebek, bir süre sonra yemek dökülmüş gibi telaşlanır. 2 yaşındaki bir bebeğin annesi yokken bebeğinin altını değiştirmesi, yemek yedirmesi, annesi gibi ağzını silmesi.Bu durum bebeklerin hayal etme, hatırlama ve bir süre sonra taklit edebilme yeteneğine erişmiş olduklarını gösterir. Bu yetenek çocukta dil gelişimi ve diğer pek çok davranış için önemlidir.
  • Döngüsel (Devresel) tepkiler ortaya çıkar: Çocukların belli türdeki davranışları sürekli tekrarlaması döngüsel(devresel) tepki olarak adlandırılır. Çocuk önceleri tesadüfi rastlantı yaptığı davranışları daha sonra bilerek yapar. Yani rastlantı sonucu bulduğu, zevk aldığı, başardığı hareketi bilerek sürekli olarak yapar. Çocuğun birinci devresel(döngüsel) tepkisi(0-6 ay)başı ve elleriyle yaptığı hareketlerdir. Çocuk sürekli emer. Çocuk sürekli olarak ellerini evirip,çevirir. Elini ağzına götürmek için gerekli hareket uyumunu kazanır. Parmağını tesadüfen ağzına götürdüğünde haz alır ve bunu tekrarlar. Çocuk butepkileri kendi vücuduna odaklanarak gerçekleştirir.
  • İkinci döngüsellik (6-12 aylar) ise vücudu ile başka birnesneye yönelik olarak tesadüfi hareketi tekraretmesidir. Çocuğun tepkisi vücudunun dışında ki nesnelere yönelir. Bebek çevreyi tanımaya yönelik eylemlerde bulunur. Bebek çevresinde rastlantı sonucu bulduğu ilginç bir olayı tekrarlar. Örneğin; beşiğinde ellerini sallarken yukarıda bulunan bir çıngırağa tesadüfen dokunduğunda çıkan sesi tekrar çıkarmak için ellerini bilinçli olarak sallar.
  • Üçüncü döngüsel tepkiler (12 aydan sonra) ise vücutdışında, araçlarla davranışlarını tekrarlamasıdır. Çocuğun, keşfetme amacını taşıyan davranışlarda bulunduğu görülür. Örneğin; bir çubuk ile istediği oyuncağı almaya çalışır. Böylece davranışlar giderek dışarıya yönelir ve çocuk amaca yönelik davranmaya başlar. Devresel tepkiler daha sonra tekrarlana tekrarlana alışkanlıkları oluşturur. İlk deneme yanılma öğrenmeleri oluşur: örneğin; beş aylık bir bebek bir battaniyenin üzerindeki topu uzanarak almaya çalışır ve bunu başaramayarak vazgeçer. On aylık birbebek ise uzanarak topu elde edemiyorsa, (yeni öğrenmeşemaları kazandığı için) başka yollar arar ve battaniyeyi kendisine doğru çekerek topu elde eder.
İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş): Bu dönemdeki çocukların yetişkinlerden farklı, kendilerine özgü bir düşünme ve akıl yürütme biçimleri vardır. Piaget işlem öncesi dönemi Sembolik FonksiyonAşaması(2-4 yaş), Sezgisel Düşünme Aşaması (4-7 yaş)
Sembolik Fonksiyon Evresi(2-4 yaş): Sembolik Düşünme: Çocukta çevredeki nesneleri temsil etmek için semboller kullanma yeteneği gelişir. Sembolik işlemler zenginleşir. 2-4 yaşındaki çocuk,gözünün önünde bulunmayan ya da hiç olmayan nesne, kişi ve olayı temsil eden semboller geliştirir. Örneğin; bu yaştaki bir kız çocuğu çay bardağını taçgibi kafasına geçirerek prenses olduğunu sanar .
Sembolik Zeka: Bir şeyi başka bir şeyle canlandırmadır. Örneğin; çocuk çubuğu oyunda bir tabanca olarak, ekmeği bir taşolarak, kalemi bir iğne olarak, cetveli bir telefon olarakya da kibrit kutusunu bir araba olarak algılar, düşünür ve görür.
Sembolik Oyun ve Düşünme: Çocuk hayal gücünü kullanarak düşünür. 2 yaşındakiçocuk bir nesneyi örneğin oyuncak bebeğini, annesiniya da ablasını sembolize etmek için kullanır. Çocuklar büyüdükçe yemek pişirme, alışveriş yapma, hasta-doktor olma ya da anne-baba olma gibi çeşitli taklitleri oyunlarla gerçekleştirirler.
Kollektif (Toplu)Monolog: Bu dönemde çocuklarda konuşma ben merkezlidir. Çocuklar bir arada toplu konuşma halinde (birbirlerini dinlemeden) etkileşime girer. Hep bir ağızdan ve birbirlerine karşılık vermeden konuşurlar. Çocuk karşısındakini dinlemez fakat onun kendisini dinlediğini varsayarak konuşur.
Monolog: Çocuk yanında biri olmadan sanki birisi varmış gibi konuşur. Bu tarz konuşmada birey diğerlerini dinlemeden kendi konuşmasına odaklanır.
Paralel Oyun: Birkaç çocuk bir arada oyun oynarlar; fakat sıralarını beklemeden her biri kendi bireysel oyununu oynar. Çocuklar birlikte fakat birbirlerine dikkat etmeden oynarlar. Çocuklar ben merkezciliğin bir devamı olarak, aynı anda, bir arada olmalarına rağmen birbirlerinden bağımsız olarak oyun oynamaları“paralel oyun” olarak tanımlanır.
Benmerkezci Düşünme (Egosantrik Düşünme): Benmerkezci düşünme biçiminde çocuk olayları başkalarının bakış açısına göre değerlendirebilecek bilişsel düzeyde bulunamaz. Kendi gördüğü şeyleri herkesin gördüğünü zannetmedir. Çevredekilerin kendilerinkinden daha farklı bakış açılarına sahip olabileceklerini anlayamazlar. Dünyanın merkezinde kendilerinin olduğunu sanarlar.Herşeyin ve herkesin her zaman kendilerini izlediğinidüşünürler.Örneğin; Güneşin ya da babasının devamlı kendisini izlediğini düşünür.
Sezgisel Düşünme Evresi(4-7 yaş):
Canlandırmacılık (Animizm):
Yaşayan ve yaşamayan nesneler arasında ayrımyapamama durumunda ortaya çıkan karmaşadır. Çocuk cansız nesnelere canlılık özelliklerini verir diğer taraftan hayvanlara da insani özellikleri yükler. Örneğin; bu dönemdeki kız çocuklarının oyuncak bebeklerine yemek yedirmeleri, gerçek köpeğe davrandıkları gibi oyuncak köpeklere davranırlar. Çocuk düşerek canının yanmasına neden olan sandalyeyi tekmeler, bu da canlandırmacılığa örnektir.
Özelden özele akıl yürütme: Olayları sadece geçirdiği yaşantılara bağlı olarak tekyönlü düşünmedir. Çocuk özel bir durumdan diğer özel bir duruma genelleme yapmadan akıl yürütür. Bu dönemde çocuklar tümevarım ve tümdengelim gibi özelden genele ve genelden özele akıl yürütme yöntemlerini kullanamazlar. Örneğin her öğlen kitap okuyan bir çocuk, öğlen vakti kitap okumadıysa öğlen olmadığını düşünebilir. Her sabah kahvaltıda yumurta yiyen bir çocuk sabahyumurta yiyemediğinde kahvaltı yapmadığını ilerisürebilir.
Yapaycılık: Çocuk doğal olguların (güneş,ay) Allah tarafından yaratılmış olduğunu ya da doğanın bir parçası olduğunu değil, yapay olarak hazırlanmış bir nesne olduğunu sanmaktadır. Örneğin:Güneşi birisi kibritle yakmıştır. Dünyayı bir adam yapmıştır. Biri ağladığı için yağmur yağıyor. Gökyüzündeki yıldızlar iple asılmıştır.
Odaklanma(Tek boyutlu düşünme, merkezlenme) Düşünme Biçimi: Çocukların dikkatlerini karşılaştıkları durumların yalnızca bir yönüne ya da özelliğine ilişkin ayrıntıya odaklamaları diğer ayrıntılara dikkat etmeyişleridir. Yani çocuğun dikkatini bir olay ya da nesne ile ilgili özelliklerden yalnızca birisine verebilmesidir. Çocuk odaklanma düşünme biçiminden dolayı korunumu kazanamaz.
Soru Sorma: Özellikle 3-6 yaşlarda ilgi ve merak geliştiği için çocuk sürekli olarak soruklar sormaya başlar.
Kişilerin Sürekliliğini Kazanma: Bu dönemde çocuk bir kişinin elbiselerini giyen diğer birkişinin elbisenin sahibi olan kişi olmayabileceğini anlar.Örneğin; annesinin elbisesini giyen başka bir bayanı gören çocuk onun kendi annesi olmadığını anlar. Ya da abisinin arabasını kullanan diğer bir adamı çocuk gördüğünde onun abisi olmadığını anlar.
Kalıp Yargılar: Bu dönemdeki çocukları geçirdikleri sınırlı deneyimler nedeniyle kalıp yargılar geliştirirler. Çocuklar geliştirdikleri bu olguları kendi algılayışları ile örgütlerle ve bu olgularla ilişkileri diğer karmaşık durumları ele almazlar. Çocuklar bu olguları bir kez biçimlendirdikten sonra uyuşan bilgileri özümlemek,uyuşmayan bilgileri ise görmezden gelerek ya da akla uydurarak atma eğilimindedirler. Örneğin; sürekli hemşire olmak isteyen bir kız çocuğuna“doktor olmak istemez misin?” diye sorulduğunda,“kızlar doktor olmaz, hemşire olurlar. ” yanıtını alırız.
Tek Özelliğe Göre Sınıflama: Nesneleri sadece bir özelliğine göre sıralayabilir ve sınıflandırabilir. Nesneleri büyüklük, renk, biçim gibi özelliklerinden yalnızca birine göre sıralayabilir ya da sınıflayabilir.
Yanlış Bağdaştırma: Birbiri ile her koşulda ilişkisi olmayan durumlar arasında bağ kurarak yapılan akıl yürütme işlemine denir. Örneğin; en son maça gittiğinde kolu kırık olarak dönen babanın tekrar maça gittiğinde eve kolu kırık döneceğini düşünmek.
Tersine Çevirememe: Çocukların korunumu kazanmasına engel olandurumlardan biridir. Çocuklar bir işlemi tersinden düşünemezler. A=B’dir fakat B=A değildir. Örneğin; çocuk okula sabah gidebilir ancak gittiği yoldan geriye gelerek evini bulacak bilişsel yapıya sahip değildir.
Korunum ilkesi kazanılmamıştır. Bir nesnenin biçimiya da mekandaki konumu değiştiğinde; miktar, ağırlıkve hacminde değişiklik olduğunu yabi farklılaşmanın olduğunu düşünememesidir . Örneğin; 5 yaşındaki birçocuğa annesi kekini 3 parçaya mı, 4 parçaya mı böleyim dediğinde, çocuk korunum ilkesini kazanmamış olduğundan “çok acıktım 4 parçaya böl”der.
Devresel Tepki: Döngüsel tepkinin devamı olarak bilinçte işlem öncesi dönemde gerçekleşen bir süreçtir. Çocuk bir davranışı bilinçli olarak sürekli tekrar eder. Örneğin; yeni öğrendiği bir fıkrayı sürekli anlatır ya da aynı espriyi sürekli yapar.
Somut İşlemler Dönemi( 7-11 yaş): Oluşlar ve nesneler hakkında mantıksal düşünür. Sayıları kullanmayı ve kümelemeyi öğrenir. Problem çözmeyi ve muhakeme yapmayı öğrenir. Objeleri birkaç özelliğine göre sıralayabilir vesınıflayabilir. (birkaç yönlü mantık yürütme)
Tersine çevrilebilme: Tersine çevrilmesi mümkün olan herhangi bir işlemin tersine çevrildiğinde sonucun değişmeyeceğinin bilinmesidir. Matematikteki sağlama işlemleri tersine çevirebilirliğe örnektir. Okula gidebilen öğrencinin kullandığı yoldan geri dönebilmesi de tersine çevirebilme yeteneğini kazanmış olmasının göstergesidir.
Sıralama ve sınıflama yapabilir; örneğin, çocuğa ontane top vererek, topları renklerine, büyüklüklerine ve ağırlıklarına göre sıralanmasını ve sınıflandırılmasını isteyebiliriz. Mantıklı düşünme başlar. Somut özellikli problemleri çözebilir. Ben merkezcilikten uzaklaşır. Sosyal davranışlarayönelir.Dolaylı gerçeği kavrayabilme (Çıkarsanmış gerçeklik),Çocuk bir olayın ya da nesnenin sadece görülen ya da yüzeyde kalan tarafını değil görünmeyen ve yüzeyde kalmayan tarafını da algılar.
Korunumu kazanma: Korunum, herhangi bir nesnenin biçimi ya da mekandaki konumu değiştiğinde; miktar, ağırlık ve hacminde değişiklik olmayacağı, aynı kaldığı anlayışı,ilkesidir.
Çoklu sınıflama: Bir nesne aynı anda birden fazla özelliğine göre sıralanarak sınıflanabilir. (ör: bir dizitopu renk, büyüklük ve hacimlerine göre gruplayabilir).
Dönüşebilirlik: Bir nesnenin görüntüsü değiştiği halde tekrar önceki haline dönüşebilmesidir (örneğin; birbalonu şişirdikten sonra, havası alındığında tekrar eski halini alacağını anlar).
Telafi: Bir boyuttaki değişimin diğer boyutta da değişim yaptığını anlamadır (örneğin; bir balon şişirildiğinde genişliğinin ve uzunluğunun birlikte değiştiğini anlar).
Ayniyet: Bir nesneye bir şey eklendiğinde ya da ondan bir şey çıkarıldığında miktarının da değiştiğini, bir şey eklenip çıkarılmadığında ise miktarın değişmediğini düşünür.
Soyut(Formel) İşlemler Dönemi( 11-18 yaş): Soyut kavram ve düşünceler hakkında mantık geliştirebilir. Göreceli düşünme (kişiye, zamana, yere göre düşünme): Bireyin kendine özgü ideal, değer, duygu ve düşüncelerinin düzenlemesi gerçekleşir. Diğer bireylerin (anne-baba, öğretmen, arkadaş)düşüncelerine göre kendi(orijinal) düşüncelerini geliştirir. Örneğin; birey kendi ahlaki değerlerini geliştirir. Kendi doğruları ile başkalarının( anne- baba)doğruları arasındaki farkı anlar ya da birey birfotoğrafa bakarken kendine göre sol taraf ile fotoğrafa göre sol taraf arasındaki farkı anlar.
Üst düzey akıl yürütebilir ve bilimsel düşünme gerçekleşir: Tümevarım(endüksiyon), tümden gelim (dedüksiyon) vb.düşünme yollarını kullanır. Hipotez kurabilir ve testedebilir. Ergen çıkarsamalar yapar, önermelerde bulunur. Gerçek durumlar ile olasılıklar arasındaki ilişkileri kurar. Ergen, kendi düşünceleri ile başkalarının düşünceleri hakkında düşünebilir (Metabiliş). Böylece ergen başkalarının neyi nasıl bildiğini araştırarak kendine özgü yollar seçer. Birey,yetişkin gibi davranabilir.
İdeal, fikir, değer, inanç geliştirebilirErgen Egosantrizmi (ben merkezcilik): Kendi düşüncelerinin ve söylediklerinin en doğru olduğunu düşünür. “benim felsefem en doğrudur. ” , “kimsebirşeyden anlamıyor. ” , “bu insanlar aptal. ” gibi düşünceler geliştirir. Kimseye yaranamadığını düşünür. Ergen kendisini çirkin buluyorsa herkesin onun çirkinliğiyle ilgilendiğini düşünür.
Hayali Seyirciler: Ergenler fiziki görünümlerine son derece dikkat ederler. Çevrelerindeki bireylerin onları izledikleri düşüncesinde oldukları için otobüste ya da sinemada herkes kendilerine bakıyor gibi hisseder, kendilerinin “hayali izleyiciler” tarafından sürekli gözlendiklerini düşünür, kendilerini bu izleyici önüne dağınık,hazırlıksız çıkmamaya mecbur hissederler.
Kişisel (Mit) Efsane: Ergenler bu hayali seyircilerin izlediği bir filmde baş roloynayan kahramanlar gibidirler. Onun için zaman zaman kimsenin cesaret edemediği çeşitli kahramanlıklar yaparak seyircilerinden alkış almak isterler ve çeşitli riskler alırlar. Bu risk alma davranışları farklı gerekçelerle engellendiğinde ise engellenmenin neden olduğu saldırgan tepkilerde bulunabilirler. (psikolojik tepkisellik teorisi).
: Piaget’e göre bir ergen herhangi bir problemle karşılaştığında sorunun görünen boyutlarının ötesine geçip çözüme ilişkin olası yollar belirlemekte ve farklı seçenekler ortaya koyup bunları test etmektedir. Okullardaki münazaralar buna örnektir.
Andırma (analoji) Yeteneği: Bilinen bir benzerlikten yola çıkarak bilinmeyenlerin elde edilmesini sağlamaya yarayan bir akıl yürütme yöntemidir. Örneğin; kan dolaşım sisteminin trafiğe benzetilmesi, kalbin pompaya benzetilmesi.
İleriye ve Geriye Doğru Düşünme Yeteneği: Bu dönemde yer alan bireyler geçmiş, bugün ve gelecekile ilgili doğru bağlantılar kurabilirler.
Metabiliş: Bireyin öğrenme sürecindeki bilişsel etkinlikleri farketmesi, bu süreci kontrol etmesi anlamına gelen metabiliş (üstbiliş) bu dönemde üst düzeye ulaşır. Bireyin ne bildiğinin farkında olmasıdır. Diğer bireylerin stratejilerini dikkate alarak, inceleyerek bunları kullanma becerisidir.
: Bu düşünce tarzında “benim gücüm her şeye yeter”anlayışına dayanır. Yaşam basite alınır. Kendi düşüncelerinin en doğru olduğuna inanır. Üreme sistemi gelişir.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

yorumlarınız benim için çok değerli.