4 Haziran 2012 Pazartesi

Çocuklar resimleriyle bize ne diyor?

En çok merak ettiğim ilgi duyduğum konulardan..Resimlerin anlamlarını çok merak ediyorum.Bu konuyla ilgili araştırıcam ve eklemelere devam edicem.Hem öğretmen olarak hem de bir anne olarak resimleri anlamlandırmak hoşuma gidiyor.Sınıfımda elleri boğum boğum çizen bir öğrencim ne yazık o yaşta hırsızlığa meyilliydi.bunu anlayabiliyordum resimlerinden.Nitekim kantinden 25 kuruşluk birşeyi izinsiz almıştı.Ve ben üzülerek anlatmıştım yaptığı davranışın hatalı olduğunu.Annesini kaybetme korkusu yaşıyan bir öğrencim aile resminde kardeşini annesinin kucağında çizmişti.Önce kolları açık yaptığı annesinin resmini silip kucağına kardeşini koyuvermişti.Farkındaydım.Kardeş kıskançlığı dediğimiz aslında anneyi paylaşamama durumu vardı.Aynı öğrencim çizdiği insan yüzlerinde göz damarlarını aşırı belirgin çiziyordu.Bu da içindeki dürtülerini kontrol edememe durumunu yansıtıyordu.Oğlumunkilere gelince sık sık paylaşıcam ve yorumlıcaz bakalım ne anlatıyor:)


Çocuklar Resimleri İle Bize Ne Diyor?

Çocukların Çizdiği Resimler Iç Dünyalarını Yansıtır.
İnsanlık tarihine baktığımızda resmin ilk zamanlardan beri ne kadar önemli bir araç olduğunu görürüz. Geçmiş yaşantılarla ilgili bize birçok bilgi aktaran resimler, günümüzde çocuklarla çalışan uzmanlar için de önemli bir değerlendirme aracıdır. Birçok insan için resmin estetik görünümü değer taşırken bizlerin dikkat ettiği ve çocuğu değerlendirmede önemli olan birçok faktör vardır. Bunlar resimde çizilmeyen bölümler, kalemin hangi basınçla kullanıldığı, büyüklük veya küçüklük, vücut bölümleri arasındaki oranlar, kağıdın nasıl kullanıldığı, kişilerin yerleşim biçimi, kullanılan renkler vs.dir. Her birinin yapılan araştırmalarla ne tür gelişim özelliklerine ve duyguduruma işaret ettiği belirlenmiştir. Burada bütün boyutların taşıdıkları anlam üzerine derinlemesine bilgi vermemiz çocuk ruh sağlığı alanında çalışmayan kişiler tarafından resimlerin
yanlış yorumlanması ile sonuçlanabileceğinden resimlerle ilgili genel bilgi bir vermek daha sağlıklı olacaktır. Çünkü bu bilgiler çocuk psikolojisi alanındaki uzmanlıkla birleştirildiğinde bir anlam ifade edecektir. Yoksa zaman zaman kulaktan dolma bilgilerle yapılan “Bu çocuk, ağzını çizmemiş demek ki içene kapanık” gibi bir etiketlemeye neden olabilir ki bizler çocuklardaki bu tarz etiketlemelerin olumsuz sonuçlarında hemfikirizdir.

1) 4-5 YAŞ GRUBUNDAKİ ÇOCUKLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

2 yaş krizinin bitiminden sonra, çocuğu 3 yaşına gelen ebeveynler, bir süre dinlenme fırsatı bulurlar. Fakat 4 yaş ile birlikte bu uyumlu ve dengeli ruh hali sona erer. Anne ve baba yorucu bir döneme daha hazır olmalıdırlar. Bağımsız hareket edebilen, kendi kendine yetebilen 4 yaş çocuğu, sosyal ilişkilerde oldukça ilerleme gösterir. Fakat zaman zaman hem sözel hem de sözel olmayan iletişiminde ölçüyü kaçırabilir. Arkadaşları ile uzun süre oyun oynayamayabilir, sık sık kavga çıkartır. Görsel ve motor beceriler açısından da gelişmeye başlarlar ki bu gelişim yaptığı çizimlere de yansır. Kalem tutuşu çok iyi olmasa da artık 3 parmağı kullanarak çizim yapmaya başlar. Eskiden çok daha primitif olan insan çizimleri gelişir en az 4-5 parçalı insan çizimleri yapmaya başlar. Özellikle okul öncesi eğitime devam eden veya ailesi tarafından fırsat verilen çocuklar iki boyutlu insan çizimi bile yapabilirler. Çizime başlamadan önce ne çizeceklerini söylerler. Her ne kadar söyledikleri ile ortaya çıkan çizim çoğu zaman bizlere benzer gelmese de motivasyonlarını kırmamak önemlidir. Ana ve ara renkler olmak üzere 6-8 rengi tanıyabilir, daire, artı, çarpı şekillerini kopyalayabilirler. 5 yaş, uyumun ve dengenin yeniden hakim olduğu bir dönemdir. 5 yaşına giren çocuğun bedenini daha kontrollü bir biçimde kullanmaya başladığını fark etmemek mümkün değildir. Toplum kurallarına uygun davranışlarında artış gözlenir. Grup oyunlarında daha başarılı hale gelir, kavgalar azalır. Ufak tefek ev işlerinde (sofrayı kurmak gibi) ebeveynlere yardımcı olmaya başlar. Hikayeler dinlemekten ve aynı zamanda kitapların resimlerine bakarak hikaye anlatmaktan hoşlanır. Çizim ve yazma konusunda ustalaşmaya başlar. Kalem hakimiyeti oldukça gelişir ve doğru şekilde kalem tutmaya başlayabilir. Kendi ismini yazabilir. En az 6 kısımlı insan çizimi yapabilir. Sınırlı boyama yapmaya başlar. Neredeyse tüm renkleri tanır. Kare ve üçgeni kopyalayabilir.

2) BU YAŞ GRUBU ÇOCUKLARININ RESİMLERE İLGİSİ NASILDIR? ÇOĞUNLUKLA NE TÜR RESİMLER YAPARLAR VE BU RESİMLER NELERİ YANSITIR?

Okul öncesi dönemde henüz okuma yazma bilmedikleri için kendilerini dışa vurmanın en önemli aracı resimdir. Hem eğlendikleri hem vakit geçirdikleri hem üretken oldukları bir alandır. Resim yaparak yetişkinlerin dikkatini çekebilir, övgü alabilirler. Dolayısıyla resim bu dönemde çocuğun hayatının önemli bir kısmını kapsar. Hem çizdikleri hem de çizmedikleri ile bize birçok bilgi verirler. İnsan çizimlerinde eksik bırakılan bazı organlar oldukça anlamlıdır. 5-6 yaştan itibaren gözlerin, burnun, ağzın, gövdenin, kolların, bacakların, ayakların ve boynun olmaması farklı anlamlar taşır. Ancak genel olarak bu çizilmeyen parçalar kaygıya, depresif duyguduruma, agresif davranışlara bazen de zihinsel işlevlerde geriliğe işarettir. Ancak hiçbir çocuğun yaptığı tek bir resimden hareketle böyle sonuçlara varmak doğru değildir. Yapılan birçok resimde bu özellikler gözleniyorsa değerlendirme için bir uzmana başvurmak ve doğru sonuçlara varmak yararlı olacaktır. Ayrıca bedenin herhangi bir yerinde yapılan karalamalar o alanla ilgili sıkıntıya işaret edebilir. Örneğin, kronik rahatsızlığı olan çocuklarda bu tarz çizimlere sık rastlanır. Sıkıntı yaşadıkları alanın üzerini daha koyu karalarlar. Dişlerin çizilmesi, şaşı gözler ve iç organların görülmesi çocuğun agresif davranışlar sergileyebileceği ve dürtü kontrolünde zorlanması olarak yorumlanabilir. Bunun dışında başın vücuda oranla daha küçük çizilmesi bilişsel yetilerle ilgili kaygıyı gösterir. Cinsel organların çizilmesi çok ender rastlanan bir durum olmakla birlikte ciddi patoloji varlığını düşündürür.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

yorumlarınız benim için çok değerli.